Karamel (2007)


Lübnan'lı yönetmen Nadine Labaki'nin ilk uzun metrajlı filmi Karamel, İstanbul Film Festivali'nde gösterildikten hemen sonra sinemalarda da gösterime girecek. Filmde, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta bir kuaförde çalışan beş kadının hikâyesi yalın bir dille anlatılıyor. Doğu kültürünün hakim olduğu filmde, kadınların ön planda olması yönetmenin de kadın olmasından kaynaklanıyor. Anlattığı hikayeye baş rol oyunculardan biri olarak kendini de dahil eden Nadine Labaki (Layale), bu filmiyle Lübnan adına 2008 Oscar'ına adaylığını koymuştu. Ağızda gerçekten karamel tadı bırakan film, doğu kültürünün ve batılı düşüncenin buluştuğu ender filmler arasında. Öyle ki, Labaki'nin ilk uzun metrajlı filmi olmasına rağmen zihinlerdeki doğu imajının yeniden oluşmasını sağlayabilecek türden.

Filmde en çok göze çarpan teknik ayrıntı, ışık kullanımının oldukça az olması. Hal böyle olunca, karşımıza iyi açılarla çekilmiş ve doğal görüntüsü hikayeyle bütünleşmeyi kolaylaştıran bir film çıkıyor. Yuvarlak hatlı, parfüm kokulu, bakımlı kadınların huri edasıyla ortada dolaştığı filmde rahatsız edici hemen hemen hiçbir ayrıntı yok. Doğu kültürünün ve Müslümanlığın kuralları arasında sıkışan kadınların batıya duyduğu özlem filmin belli başlı sahnelerinde hissediliyor. Cinsel tabuların, yasakların ve ayıpların nüfus ettiği bir toplumda kadın olmanın zorluğu da karakterlerin içine düştüğü durumlardan anlaşılıyor. Tüm bunların kaçış yeriyse 50'lerde kalmış hissi uyandıran Beyrut'taki kuaförleri. Beyrut manzaralarının sıkça görüldüğü filmde, birçok dinin toplandığı yer olmasından kaynaklanan bir hoşgörü durumu söz konusu.

Filmin tümünün kadınların hikayesine bağlı olması (ki kadın hikayelerinin içine mutlaka erkekler dahil olur) sorunların çözümünü de yine kadınlara bırakıyor. Erkek figürünün oldukça az hissedildiği film esprili anlatımı ve sakin akışıyla yormadan ilerliyor.

Yönetmeni tarafından Beyrut'a adanmış olan film, Beyrut'tan kumlu sıcak sokak manzaralarının yanında bu topraklarda yaşayan kadınların ve aslında dünyanın neresinde olursa olsun birçok kadının anladığı, paylaştığı ortak bir dili yansıtıyor. Özellikle Türk sinemaseverlerin empati kurabileceği, bolca tanıdık öğe içeren sıcak temalı bir film.

Danos tu comentario